18 Aralık 2011 Pazar


2012 yılında sigarasız bir hayat için

16 Mayıs 2011 Pazartesi

 Tam 21 yıl sigara içdim (iyi halt ettim:)) ,bu pis katili terkedeli ise tam on yıl oldu.Sizede tavsiyem terkedin bu BERBAT şeyi ,inanın çok da zor değil.

 Resim herşeyi anlatıyor ,söze gerek yok!

28 Mart 2010 Pazar

 Sigarasız hayata alışınca ondan vazgeçemiyeceksin, yeterki buna gönülden inan




Lady Bug Note Generators




Myspace Message Generators


 
Sigarayı bırakın ve spora başlayın, hayatınızı yaşayın!

1 Ocak 2010 Cuma

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

2011 Yılında Sigarasız ve Dumansız bir hayat diliyorum.


19 Ekim 2009 Pazartesi

SİZİ SAVAŞA DAVET EDİYORUM!

SİGARAYA KARŞI SAVAŞ<ÇOCUKLARINIZI KORUYUN<




EVET SİZİ BİR TOPLUM DÜŞMANI OLAN SİGARAYA KARŞI SAVAŞA DAVET EDİYORUM ;ŞAYET KENDİNİZİN, AİLENİZİN, ÇOCUKLARINIZIN VE ÜLKENİZİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSANIZ, DAHA ÇOK ÜRETKEN VE VERİMLİ OLMAK FAYDALI ŞEYLER YAPMAK İSTİYORSANIZ, DOĞAYI SEVİYOR VE ONA SAYGI DUYUYORSANIZ ,GERİ KALMIŞLIĞIMIZI VE CEHALETİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORSANIZ GELİN BU SAVAŞA KATILIN.

SİGARAYA KARŞI SAVAŞ-SİGARAYA KARŞI SAVAŞA KATIL
 


 BUNDAN 8 YIL ÖNCE BEN SİGARAYI TERKETTİM! TAM 21 YILDIR BENİ KANDIRAN BU YALANCI ARKADAŞIN ZARARLARINI HALA TAM OLARAK ATABİLMİŞ DEĞİLİM.SİZ VAKİT VARKEN BU DUMANLI EMZİKTEN BİR AN ÖNCE KURTULUN ÖNCE HİKAYEMİ OKUYUN SONRA KARARINIZI VERİN ÇÜNKÜ SİZ BU KADAR BASİT BİR MADDENİN ESİRİ OLAMAYACAK KADAR GÜÇLÜSÜNÜZ ,BUNA İNANIN ,KENDİNİZİ BUNA İNANDIRIN HEPİNİZE BAŞARILAR DİLİYORUM.



İNTERNETDEN HİPNOTERAPİ İLE SİGARA BIRAKMA YÖNTEMLERİ   İÇİN   TIKLAYIN

13 Ekim 2009 Salı

İşte size sigaranın faydaları?!...







 Bu sayfaya ulaştıysanız sigarayı bırakmak için iyi bir adım atmışsınız demektir, çünkü hiç bir sigara paketinin üzerinde "Sigara sizi güldürür" yazmıyor yada "Sigara sağlığınıza iyi gelir " gibi bir ibarede yokdur.Ben bir uzman değilim ama  şu varki tam 21 yıl sigara içtim hele bırakmadan evvelki son üç yılımda nerdeyse günde iki paket içiyordum, arabamın küllüğü hiç boş olmazdı tavanı bile sapsarıydı , içerden camları beyaz bir bez ile sildiğimde resmen koyu sarıya boyanıyordu, hep kendi kendime bu gidişata bir son vermem gerekiyor diyordum fakat ertesi gün ufak çocukların emziğe sarıldıkları gibi daha sabahın ilk saatlerinde sigaramı tüttürmeye başlıyordum ve bir gün önce kendime verdiğim sözlerin hemen hepsini unutup "boşver daha sonra bırakırım nasıl olsa çok vaktim var" diye kendimi avutuyordum ,halbuki hiç bir zaman çok vaktimiz yoktur ve zaman geçtikçe durum dahada kötüleşmeye başlar çünkü içinizde biriken zift ve nikotin sizi yavaş yavaş tüketir ve bir an gelirki işte o an hayatınızın en karanlık ve sıkıntılı dönemleri başlar ,aşağıdaki videoları izlerseniz bu berbat hayat enstantanelerinden örnekleri görürsünüz. Bu blogta size sigarayla 21 yıllık mücadelemi anlatıyorum isteyen bundan bir ders çıkarır isteyende dumanlı emziğiyle yoluna devam eder tabiki arzumuz bu ZARARLI hiç bir b..k a yaramayan şeyden bir an önce kurtulmanızdır.
 Hepiniz iyi veya kötü sigarayı bırakma yöntemlerini denemişsinizdir, ama bu yöntemlerin birçoğu maalesef para tuzağından başka birşey değil çünkü bu yöntemlerin bir çoğunda sigarayı belli bir süre bırakıyorsunuz belki ama sonra tekrar başlama ihtimaliniz yüksek oluyor çünkü sigarayı bırakmanın tek şartı vardır oda "SİGARAYI BEYNİNİZDEN SİLMEKTİR".Daha önce bu yöntemlerden pul yapıştırmayı,nikotin sakızını falan denedim her seferinde birkaç ay bırakdıysam da geri dönüşüm hep muhteşem oldu çünkü tekrar başladığımda daha önceki tüketim miktarının üstüne çıkıyordum yani bir paket tüketirken 1,5 pakete çıkıyordu sonuçta sıfıra sıfır elde var sıfır durumu oluyordu,  bu açıdan bakıldığında sigara bırakma yöntemleri arasında en iyi yollardan biri terapi yöntemi veya iradeniz kuvvetli ise kendi kendinizi şartlandırarak kendinize terapi yapmanızdır,çünkü insan isterse en zoru başarır bunu hepimiz biliyoruz.

  

Sigarayı bırakalı tam 8 yıl oldu ve bu süre içerisinde ,hani sigarayı bırakmış olanlar çok yapar ya iki parmağının arasında tutar dudaklarına falan değdirir işte bu şeyleri asla yapmadım bir bıraktım bırakış o bırakış ,o günden bu güne elimi bile sürmedim.Geçen bu 8 yılın sonunda nasıl olmuşda 20 yıl bu zıkkımı içmişim diye bazen kendi kendime kızıyorum , ve etrafıma bakıyorum herkes sanki çok faydalı bir şeymiş gibi fosur fosur tüttürüyorlar,hemde hiç aldırmadan çoluk çocuklarının yanında bunu yapıyorlar ne yazıkki.Hadi sen içiyorsun ufacık çocuğun ne günahı var ,içtiğin sigaranın içine çekip saldıktan sonra dahada bir tehlikeli olduğunu aslında biliyorsun ama boşver değilmi,çünkü oğlun veya kızında belli bir yaşa gelince nasıl olsa başlarlar sende onlara engel olamazsın veya olmazsın hatta teşvik bile edersin (Ne yazıkki Anadolu da bir çok yerde böyle çünkü sigara içiyorsan erkeksin demektir, ne erkeği be! erkekliğin ölüyor yavaş yavaş haberin yok)



  İşte videoda seyrettiniz sigaranın faydalarını!? ne kadarda faydalı bir şey değilmi? Çekin çekin! iyice ciğerlerinizin en dip köşelerine kadar gitsin duman ,zift kaplanmadık yer kalmasınki nefes almak bir o kadar rahat olsun ,beyninizdeki hücrelere hayat gelsin bol CO2 ve CO ile :(( Birini yeni söndürdün canın şimdi bir tane daha çekiyor değilmi, o halde ciğerlerini boş bırakma hemen bir tane daha yak , yakki canın sıkılmasın vücudunun nikotin! nikotin! diye bağıran sesini duymamak için.



 Şayet sigarayı bırakmak istiyorsanız ve gelecek hayatınızın ve neslinizin daha sağlıklı olmasını istiyorsanız bu videoları seyredin, seyrettirin ki ne kadar çok insan sigarayı bırakırsa toplumumuz bir o kadar sağlıklı,zinde ve yaratıcı olacaktır."Ben sigarasız yapamıyorum, bir türlü, içmediğim zamanlar onun boşluğunu dolduramıyorum" dediğinizi duyar gibi oluyorum ,siz sigaranın boşluğunu dolduramıyorsunuz belki ama o sizin boşluklarınızı bir güzel dolduruyor hemde tıka basa.Şuna inanın herşeyden önce sigarayı bıraktığınızda ölmezsiniz,zihniniz belki bir süre vücudunuzun nikotin isteklerine karşı mücadele edip canınızı sıkabilir ama sonra kafanızı meşgul edecek çok güzel şeyler bulabilirsiniz, mesela benim yaptığım gibi deneyimlerinizi bir bloga aktarmak sizin içinde çok oyalayıcı bir uğraş olabilir,resim yeteneğiniz varsa resim yapabilirsiniz ,spor yapabilirsiniz, doğa yürüyüşleri yada balık tutmak gibi zevkleri keşfedebilirsiniz,bir konuya konsantre olduğunuzda artık kafanızdan sigaranın görüntüsü yavaş yavaş silinmeye başlar ama dumanın kokusunu yinede her yerde duyarsınız işte bunun içinde burnunuza hayali bir filtre taktırın, hayalinizde bu kokunun bir sigara dumanına ait olduğunu değil üzerinde mis gibi köfteler kızaran bir mangaldan geldiğini düşünün, böylece zihninizdeki sigara imajını biraz daha değiştirmiş olursunuz, bir süre sonra bu taktiklerin işe yaradığını gördükten sonra zaten aradan bir kaç ay geçmiş olur ama sizin için tehlike hala mevcuttur unutmayın ,bir akşam eğlencesinde arkadaşınız size bir "birşey olmaz bir tane yak be gülüm, sigarasız içkinin tadımı olur şekerim" gibisinden laflarla en içten?? ve dostane?? yaklaşımlarda bulunur , bu belkide sizin en samimi arkadaşınızdır ama böyle bir teklifi yapan arkadaş bence bir arkadaş olmaktan öte aklınızı çelmeye çalışan sizi kararınızdan döndürmek ve eski yaşantınıza yani avuç dolusu para vereceğiniz ve hasta olduğunuzda da ondan çok daha fazlasını harcıyacağınız sigaralı o b..k tan yaşantıya yönlendiren "şeytanın" ta kendisidir, işte hayatımızdaki gerçek şeytan kavramıda zaten budur ,bizi kötülüğe ve kötü şeylere iten herşey.Hayat sizin Karar da öyle,Geleceğinizi varsa çoluk çocuğunuzun geleceğini düşünün, paket paket tükettiğiniz o sigaraların parasıyla bile neler yaparsınız bir  düşünün...



 Yıllar önce sigarayı bırakmaya karar verdiğimde bu karikatürü Güm Güm dergisinden kesip saklamıştım henüz üniversite yıllarımdı ve ben daha okula başlamadan evvel yani okulu kazandığım il aylarda hastanede idim ve benim için çok talihsiz bir başlangıçtı.Okul için istenilen sağlıkla ilgili belgeleri hazırlarken verem savaş dispanserinden akciğer filmi çekmemizi istediler, tabiki çektirdim ve dispansere filmi almaya gittiğimde oradaki doktor "sağ ciğerinizde bir kitle görünüyor tam teşekküllü bir hastaneye muayene olmanız gerekiyor" dedi , İstanbul'da Haydarpaşa Numune hastanesinin bu konuda iyi olduğunuda anlattı tabi bu arada aklımdan binlerce soru geçiyordu ve ben şokta idim .Sonra eve gidip durumu anlattım tabiki herkes de soğuk bir duş etkisi oldu, babam hemen bu hastalıkla ilgili araştırmalara başladı ,tabiki bende araştırmaya başladım ,bu bizim memleketimizde çok görülen bir hastalıkdı yani kist hidatik diğer adıyla çoban hastalığı , kedi ve köpeklerden veya tesadüfen yıkanmamış bir meyva sebze yada iyi pişmemiş bir etten bulaşan bir parazit türü, en çok da iyi pişirilmemiş etlerden bulaşıyormuş.Sonuçta ameliyatın çok fazla bir risk taşımadığını ve bu konuda Haydarpaşa'da uzman doktorların bulunduğunu  öğrendik ve bu beni biraz olsun rahatlattı ama yinede ameliyat olma kelimesi bile beni tedirgin etmişdi nede olsa ciğerlerimi kesip açacaklardı ve bu ömür boyu vücudumda taşıyacağım bir imza olacaktı.Her neyse ameliyat için Haydarpaşa'ya gittik doktor akciğer rötgenlerime bakıp bana "kedi ve köpeklerle ilişkin varmı " diye sordu, "tabi "dedim doktora "evde bir kedimiz var ama köpeklerden de çok ayrı yaşıyamıyoruz çok ellemesemde bazılarını sevmek için dokunmuşumdur" .Sonra bize bu parazitin nasıl bulaştığını ve insan vücudunda en çok hangi bölgelere yerleştiğini ve olacağım ameliyatın risklerini anlattı, çok fazla endişe duymamamız gerektiğini de belirtti çünkü kist patlamadığı ve çok büyümediği sürece herhangi bir olumsuz bir etki hissetmezmişiz. Yattığım ikinci gün öğleden  sonra hemen ameliyata aldılar ve 5 saat sonra kendime geldiğimde sağ tarafımı sanki yokmuş gibi hissettim ve birkaç saat sonrada acılarım ve sancılarım iyice arttı, artık eskisi gibi bir vücuda sahip olmadığımı yavaş yavaş anlamaya başlamışdım .Ameliyat olmamın üzerinden tam 10 gün geçmişti ve birkaç gün içerisinde taburcu olacaktım ikide bir tuvalete elimdeki drenle (ameliyat yerinden çıkan hortumlar ve bağlı olduğu şişe) gidip ameliyatla kesilen yerleri inceliyordum ve bir yandanda böyle şansın içine ediyordum, kendi kendime "herkes okula giderken ben hastane koridorlarında inim inim inleyenlerin nağmelerini dinliyorum ne kadar hoş bir manzara" diye kaderime sövüp durdum, bu arada tuvaletde sigara içmeye gelmiş bir hasta ile tanıştım ,o zamanlar barış sigarası vardı belki hatırlarsınız (Benim gibi 50 yaşına gelmiş olanlar hatırlar tabiki), Kıbrıs savaşına ithaf edilmiş bir sigaraydı ve çokda berbat bir tadı vardı, adamla sohbet etmeye başladık bana hastalığından bahsetti , kalbinde delik varmış ve doktorlar buna sadece 6 aylık ömrü kaldığını söylemişler ,bu arada sigarasından da arada bir derin fırt çektikçe benimde öyle bir canım çektiki sonunda dayanamadım "ver bakalım hemşerim bir dal sigara" deyiverdim ,yaklaşık 20 gündür sigara içmiyordum ve daha öksürürken bile ciğerlerimden hafif hafif kan geliyordu ve bütün bunlara rağmen o sigarayı içtim ve daha ilk nefesi çekmemle birlikte sarhoş gibi olmuştum (o zamanki cahilliğime bakın,herhalde delirmişdim) sigaranın hepsini bitiremesemde yarım kalmış bir ciğerle tekrar tiryakiliğime dönmüştüm ve bu hatam ciğerlerimin çok geç iyileşmisine yol açmıştı, çektiğim acılarda cabası.Sonraki öğrencilik yıllarımızda en iyi arkadaşım hep "sigara?" olmuşdu , o dönemlerde nedense sigara ile olumsuz söylemler çok fazla değildi ve bizde bu dumanlı emziklerimizle hiçbirşeyin farkında olmadan yaşayıp gidiyorduk,ve o dönemlerde (malum memur çocuğu olduğumdan dolayı zor ekonomik koşullarda okudum) çoğumuz için en güzel şey "sigara otlanmaktı" birisi yanlışlıkla ortaya bir paket bıraksa o paket anında tükenirdi , bu yüzden sigara bizim için çok kıymetli bir şeydi, hatta bu sigara filtresiz "birinci" hatta "bafra" olsa bile kimse için farketmezdi.


 Sigarayı bırakmaya karar verme anı çok önemlidir çünkü bu kararı verdiğiniz anda kendinize verdiğiniz bu sözü yerine getirmelisiniz, tabiki önce kendinize olan saygıdan daha sonra çevrenize olan saygıdan dolayı. Sigara aslında tam bir "toplumsal felaket" dir, düşünsenize bir kere kansere yakalanıp sürüm sürüm sürünenler, kangren olup parmakları kesilenler, bağışıklık sistemi azaldığından ve sık sık hastalanmalardan dolayı yaşanan iş gücü kayıpları, paket paket içilen sigaralara sırf atmosferimizi kirletsin diye ödenen milyarlarca lira,daha bunlar gibi bir sürü neden say say bitmez ,kısacası bu bir "savaş" hemde çok zorlu bir savaş ,burada benim veya birçok insanın anlıyamadığı bir şey var sigara dediğin şey aslında bir kağıda sarılmış tütünlerden oluşan silindirik görünümlü yaklaşık 10 cm uzunluğunda, ucunda filtresi olan basit bir madde , nasıl oluyorda insanoğlunu bu kadar kendisine esir edip kahrediyor anlamak mümkün değil, aklımız bu maddeyi yenemiyecek kadar acizmi, "tamam bugün bu pis dumanı artık içime çekmek istemiyorum " diyemiyecek kadar var olan zayıflığımız nereden kaynaklanıyor, beynimiz neden bu tür maddelere "çüş" diyemiyor nedir bunun sırrı, hala daha çözebilmiş değiliz.Zaten irademiz bu kadar kuvvetli olsa hayatda başka yanlışlarıda yapmazdık  herhalde diye düşünüyorum.
Sigara bırakma taktikleri
 Konunun başındada dediğim gibi sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz önce beyninizi bu işe hazırlayın mesela herakşam yatağınıza yattığınızda kendi kendinize içinizden "sigara içmemeliyim" ,"ben hiç sigara içmedim" gibi olumlu cümleleri defalarca içinizden tekrar edin mesela "yarın sigara yok" .."yarın sigara yok"...gibi, arada sırada arabanızın içinde iken veya yalnız kaldığınız zamanlar bu sözleri bağıra çağıra tekrar edin görenler size deli diyebilir ama inanınki bir süre sonra aklınız iyice yerine gelecektir, ben bu yöntemin faydasını gördüm çünkü beyninizi hazırlamadan bu mereti bırakmak çok zor.



  Resimde sigaranın içindeki zararlı maddelerin analizini göstermiş (büyütmek için resmi tıklayın) ne kadar hoş değilmi nerdeyse bir ben birde sen yoksun bu meretin içinde:))



  Sigarayı bırakma hikayem henüz bitmedi, dile kolay bu tam 20 yıl .Okula başladığım yıl akciğer ameliyatı olduğumu anlatmışdım, yıl 1978 di ,bu arada okulu bitirdim ve iş hayatına başladım,yine tam gaz sigaraya devam ediyordum , biraz para kazanınca bu sefer yavaş yavaş içmelerde başladı tabi nede olsa genciz, çalışacaz ,yiyecez ,içecez ve gezecez, öylede yaptım ,geleceğimi hiç düşünmeden yaşadım, sonra 1990  da bir ortakla beraber kendi işimi kurdum ,biraz daha iyi kazanmaya başlayınca bu sefer haftanın üç dört gününde içmeye başladım bu arada dumanlı emziğin kalitesinide malboro ya terfi ettirmişdim.Her sabah berbat bir ağız tadı ve hafifden ağrıyan bir baş ve sızlayan bir ciğerle yataktan zorlukla kalkıp işime gidiyordum ,bu kadar acıya insan niye katlanır anlamak mümkün değil bir gün öncenin akşamında yaşadığımız birkaç saatlik zevk bir gün sonra b..k tan bir duruma dönüyordu, iş gücümüzdeki kaybı bir düşünün habire iyi birşeyler üretmemiz gereken yerde biz gereksiz madde tüketimi ile üretkenliğimiz tüketiyorduk ve gelişeceğimiz yerde olduğumuz yerde sayıyorduk .Yıl 1993 Ocak ayı ; sürekli gaz durumu, akciğerlerde ve sırtda ağrı ,özafagusda yanma (yemek borusu) gibi şikayetlerim artınca soluğu yine doktorda aldım, biz hasta olmasak nasıl para kazanacaklar yoksa:)) tahliller ,röntgen, tomografi vs hepsini tamamlayıp doktorun odasına gittim tomografi sonuçlarına bakıp "sizi hemen ameliyata almamız lazım" dedi ,o anda yine beynimden vurulmuşa döndüm.Haydaaa nerden çıktı şimdi bu ameliyat dedim doktora , doktorda bana karaciğerimdeki kistin ufak bir çocuk başı kadar büyüdüğünü ve patlamadan bir an önce ameliyatla çıkarılması gerektiğini falan anlattı ,aslında ilk ameliyatımda karaciğere de bakılması gerekiyormuş çünkü bu parazitin en sevdiği bölge burasıymış.Sonuçda ne diyebilirimki benimki kötü bir talih mecburen ameliyatımı oldum tabiki ,ameliyatdan çıkarken ayılmaya başlamışdım tirtir titriyordum, çünkü aldığımız onca alkol ve sigaranın etkisi ile narkoz çok fazla etkili olamamışdı , sanki yaşam ve ölüm arasında bir yerde gibi hissediyordum ,başucumdaki insanların konuşmaları  bambaşka bir Dünya'dan geliyormuş gibiydi , hani filmlerde buna benzer hastane enstantaneleri olur ya tıpkı onları andırıyordu.Bu ameliyat hikayesi esnasındada sigaraya yaklaşık 1 ay bir ara vermişdim ve bırakmaya niyetim var gibiydi fakat daha taburcu olduğum gün nedense yine kendime saygısızlık ettim ve dumanlanmaya başladım.Ameliyatımdan 10 gün sonra Uğur Mumcu öldürüldü, ardından 3 gün sonra Babam vefat etti ,aynı gün ortağımın dayısıda Hakkın rahmetine kavuştu, bu kadar derdin bir arada olduğu zamanlar yine en yakın yol arkadaşımız sigara oldu ,çünkü ne kadar çok içersem benimde sevdiklerime kavuşmam çok çabuk olurdu ,bakın içtiğim bu dumanlı emzik beni ne kadarda çok düşünüyor değilmi







 İflah olmaz bir tiryakiydim ,oram buram kesilip biçilsede bu mereti nedense bırakamıyordum bir yandan bırakma  isteği diğer yandan devam etme istekleri arasında bocalayıp duruyordum ,zihnimdeki bu ikilem artık beni çok yormaya başlamışdı çünkü kararsızlık durumu çok tehlikeli bir durumdur bunu daha fazla sürdürmenin psikolojim açısından çok riskli olduğunu bildiğimden ,sigarayı bırakma fikrinden vazgeçiyordum ve en azından kararsızlığın yarattığı zihin karmaşasından bir süreliğine uzaklaşıyordum.Sonra farklı bir şey keşfettim kafamdaki düşüncenin hep sigara ile ilgili olması ,nedense bir sevgili bir aşık gibi hep onu düşünmemin asıl bağlılık nedeni olduğunu iyice anlamışdım, kendime yeni bir aşk yeni bir sevgili bulursam belki ondan uzaklaşırım diye düşündüm , beynimde kendime yeni bir bölüm açıp tüm işlemleri bu bölümden yaparsam bu meretden kurtulacağıma kendimi inandırmaya başladım, hep farklı şeyleri düşünerek bunu yapmaya çalışıyordum mesela iki farklı sayıyı kafamda çarpmak gibi, sevdiğim sanatçıların zihnimde konser vermesi veya eskiden dolaşıp gezdiğim yerleri zihnimde canlandırmak gibi şeylerle sigaranın görüntüsünü hafızamdan silmeye çalıştım ,ama kurtulmak kolay değil tabiki bunları zihnimde canlandırırken bir anda pop up pencere açılıyor ve araya sigara reklamı giriveriyordu ,bu durumda beynimdeki internet ayarlarını iyi ayarlayıp pop up engelleyici koymam gerekiyordu. Zaman zaman bu mücadelelerim de başarıyı elde etmeme rağmen tekrar geri dönüşlerle tüm emeklerim boşa gidiyordu ,bir ara pullarla 7 ay bıraktım ama sonra Bodrum'da bir kafede bir tane içsem ne olurki dedim ,meğerse çok şey olurmuş ...




 Yıl 2001 ,hem ülke olarak hemde şahsım adına yaşadığım en b..k tan bir yıl tam bir karabasan.O yıla annemin beyin ameliyatı olmasıyla başladık, neyseki Mersin devlet hastanesinde uzman bir operatör sayesinde başarılı bir ameliyat oldu ve kısa sürede toparlandı ,bacaklarında bir miktar kasılma olsada genel sağlığı oldukça iyiydi ,onu   Mersinde ablamın yanında bırakıp İstanbul'a döndüm. Yıl 2001 Şubat ayı ,rahmetli Ecevit amcamın kafasına Cumhurbaşkanı Sezer Anayasa kitabı fırlatınca olanlar oldu, bir anda memleketin ekonomisi milyarlarca dolar zarara uğradı ,tüm bankacılık sektörü temellerinden sarsılmaya başladı, dolar ve euro çıldırdı ,borsa bir anda çöktü ,hisseler havada uçmaya başladı tabiki bu arada bizimde çok kaybımız oldu (aslında bugünkü durum o yıla nazaran çok daha berbat) bu kadar sıkıntı varken sigara bırakılırmı, elbette bırakılmaz.Aylardan Haziran , Cumartesi pazarında alışveriş yaparken  bir telefon geldi ,dayım felç geçirmiş ve  hastaneye kaldırmışlardı,hemen hastaneye gittim yoğun bakımda olduğu için sadece kapıdaki pencereden bakabildim bilinci açık gibiydi ve elini kolunu oynatabiliyordu.Doktor bize durumunun fena olmadığını sadece sağ bacağında biraz tutukluk olduğunu ve düzelebileceğini söyledi ,bunları doktorun ağzından duyunca rahatladık ama ertesi gün bizi bir sürpriz bekliyordu ,doktorun söylediklerinin tam tersi olmuştu dayımın sağ tarafı artık hiç tutmuyordu, o anda içimden isyan etmek geldi nasıl olurda  böyle özel bir hastanede hastaya gerekli müdahele anında yapılamamışdı ,adam göz göre göre gözümüzün önünde yarım kalmışdı, beyin kanaması geçiripde zamanında müdahele ile kurtulan Ebru Gündeş aklıma geldi bir anda ,gerçekte ne olduğunu bilmediğimiz için doktorundan bilgi istedik bize atağın bir anda geliştiğini ve müdahele etme fırsatı bile olmadığını anlattı, bizde acı kader ne yapalım olacağı varmış diyerek kendimizi avuttuk.Hala Mersinde olan anneme dayımın felç geçirdiğini üzülmesin diye söylememişdim aradan 1 ay kadar geçince durumu anlattım apar topar İstanbul'a geldi çok üzülmüşdü.Birkaç ay sonra dayımı eve getirmişdik hastanedeki tedavisi maalesef pek bir işe yaramamışdı artık evde bir terapistin yardımı ile iyileştirmeye çalışacakdık ama pek umut yok gibiydi.Bu arada sigara ile aşkımız devam ediyordu ve sanki sigara kendisini bırakmıyalım diye bir büyücü gibi bu olayları yaratıyordu:(( Bu arada sağlığımda iyiden iyiye bozulmaya başlamışdı , hem ruhen hem bedenen kendimi 70 yaşında gibi hissediyordum ,hayatdan beklentilerim azalmış  ve bir tükenmişlik duygusuyla  adeta bir zombiye  dönmüşdüm.





  En sonunda sigarayı bırakma kısmına geldim .Biraz olsun kafamı toparlamak için tatil yapmaya Küçükkuyu'ya gittim. Küçükkuyu Balıkesir'e bağlı meşhur Assos tarihi kentinin 25 km daha güneyinde zeytinlikleri  ve oksijeni bol temiz havası ile bilinen ,kafa dinlemek için harika bir yerdir.Kadırga koyunda salaş bir motel işleten Tamer abimizin yerine vardığımızda akşam olmuşdu ve güneş ufukta batarken deniz üzerinde kızıl bir halı serilmiş gibiydi ve bir o kadarda huzur verici manzaraydı ,böylesine  güzel bir ortamda azda olsa sıkıntılarımdan biraz uzaklaşmıştım.O akşam çok güzel eğlendik ,deniz kenarında yakdığımız ateşin etrafında Tamer'in bir Alman arkadaşı gitarıyla bize konser verdi, bir yandan eğlendik bir yandan içtik eski günleri ve eski melodilori dinleyerek nostaljik bir gece geçirdik.Ertesi günün sabahı ve henüz tan yeri ağarmak üzere iken birden uyandım nefes almakta zorlanıyordum,hemen kendimi dışarı attım, o bölgenin meşhur oksijenli havasını hızlı hızlı solumaya başladım,birkaç saat sahilde nefesimi açmak için dolaştım, bir süre sonra herkes sabah kahvaltısı için kalkıp hazırlanmışdı ,bu arada kimseye birşey söylemedim ama kahvaltıdan sonra benim hanım sigaramı yakmadığımı farketti , bende "bugün itibariyle artık sigarayı bırakdım artık içmiyeceğim" dedim. Evet bu kadar tarih 18 Temmuz 2001 benim için yeni bir başlangıç oldu bu .
 Sigarayı bırakışımın üzerinden 3,5 ay geçmişdiki  karaciğerimdeki kist yüzünden tekrar bıçak altına yatmışdım,ne diyeyim bir insanda talih baht ancak bu kadar açık olabilir(:-( Ameliyatı yapan doktor "iyiki sigarayı bırakmışsın yoksa masada kalabilirdin" deyince artık bu sigara macerasının tamamiyle bittiğini anladım.Darısı sigarayı bırakmak isteyenlerin başına benim kadar sıkıntı çekmenize gerek yok , istekli ve kararlı olursanız en önemlisi "sigarayı beyninizden atarsanız" bilinki kesin zafer sizindir.





- Funny videos are here

İşte sigaranın nasıl öldürdüğünü izlediniz:)) Artık bırakırsınız bu mereti öyle değilmi..Buradan bir kişiye bile sigarayı bıraktırabilirsem ne mutlu bana!!



TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi pagerank search engine optimization

Bak öğren ve yap videoları. Oldukça eğlenceli şeyler belki sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilir http://www.looledo.com/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=3&video_id=119




Maketçilik çok zevkli bir uğraş, şayet imkanınız varsa tavsiye ederim.Sigarayı size tamamen unutturabilecek zevkle yapılabilecek bir hobi